Çağteks
Gelinlik ve Beyaz Efsanesi
Beyaz dışında renklerde olanları ya da renkli desenlere sahip olanları bulunsa da gelinlikler uzun süredir beyaz rengin hakimiyeti altında ve gelinlikler için değişmeyen tek bir şey var; tarzı ya da rengi ne olursa olsun her kadının düğün gününde giyeceği gelinlik ile farklı, özel ve bir prenses gibi görünmeyi istemesi…







Eski Mısır’da gelinler kat kat pileli beyaz renkte keten kumaş giyer, Eski Yunan’da ise gelinler, beyaz renk kutlamayı temsil ettiği için mutluluklarını göstermek için beyaz kumaştan kıyafetler giyerlerdi. Eski Roma’da evlenecek genç kızların gelinlikleri sarıydı ve yüzlerine de sarı renkte bir gelinlik peçesi takarlardı. Ortaçağda ise gelinlikin rengine çok fazla önem verilmemiştir. Gelinlik kumaşının kaliteli ve gösterişli olması, gelinlikin renginden daha fazla önem taşıyordu. Beyaz elbise o zamanlar hiç rastlanmamakla birlikte, saflığın değil zenginliğin simgesi olarak kabul ediliyordu. Çünkü ancak çok varlıklı bir kadın bir daha giyemeyeceği bir elbiseyi karşılayabilecek güce sahipti. Gelinlikte beyaz rengin kullanılması 16. yy’da yaygınlaşmıştır. Kraliçe Victoria 1840 tarihinde kraliyet gelinlerinin giymekte olduğu gümüşi renkteki gelinliki reddederek beyaz renkli bir gelinlik giymek konusunda ısrar etmiş ve bu olaydan sonra da Fransız ve İngiliz yazarların beyazı masumiyetin sembolü olarak vurgulamalarıyla zamanla gelinlikte beyaz renk kabul görmüştür. Evlenirken beyaz giyen kızlar topluma bu yolla masumiyet ve bekaretini ilan etmiştir.



Beyaz gelinlikin ilk mekanları saraylardır. Hayatın gelenekler ve efsanelerle birlikte daha yoğun yaşanmakta olduğu saraylardan doğan beyaz gelinlikler, zamanla bir çok kadın tarafından farklı bir tarz farklı bir duruş olarak algılanmıştır. Böylece beyaz gelinlik 1800’lü yılların ortalarından itibaren, İngiltere Saraylarından Osmanlı Saraylarına kadar tüm dünyada yaşam bulmuş ve beyaz gelinlik zamanla tüm dünyada kabul ve beğeni görmüştür.



1920’lere kadar o anın sitili ile hazırlanmıştır. Eğer dönem lüks yaşanıyorsa gelinlikler de ona göre uygulanmıştır. Kraliyet gelinlik modelleri konusunda ışık tutan olmuştur. İlk gelinlikler ayak bileklerini açık bırakır şekilde hazırlanırken kiliseye aykırı olduğu için pek çok gelin gelinlik boyunu uzatmıştır.



20. yy’da gelinlik kiliseden bağımsız bir anlayış benimsemiş ve farklı gelinlik tarzları ortaya çıkmıştır.

 

1930’larda gelinlik eteklerindeki kabarıklık azalmış ve yerini sadeliğe bırakmıştır. Gelinlikte vucut daha ön plana çıkmış hatlar daha belirginleşmiştir. Böylece gelin in masum ifadesi yerini daha dişi bir çizgiye bırakmıştır.



1940’larda beyaz gelinlik savaş yıllarından dolayı kaybolmaya başlamış gelinlerin çoğu üniforma tarzında gelinlikler giymişlerdir.



1960’larda oval etekler gelinliklerde devam etmiş, saçlar toplu ve küçük gelin gelinlik taçları kullanılmış ve el buketleri aksesuar olarak kullanılmıştır.



1980’lerde gelinliklerde bel kavisi ortaya çıkmaya başlamış ve etekler dolgunlaşmıştır. Prenses Diana ile dolgun etekler moda haline gelmiştir. Prenses’in gelinlikinde ipek tafta kumaş kullanılmıştır.



1990’larda kişiye göre değişen tarzları görüyoruz. Kişinin tarzı ve fiziki yapısı gelinlikin modelini oluşturan önemli etkenler olmuştur. Gelinlikte abartıdan sadeliğe geçişin önemli adımları bu yıllarda yaşanmıştır.







TÜRKLERDE GELİNLİK 



Türkler oba sistemiyle yaşaya gezici bir topluluk oldukları için her türlü kültürü ve yeni gelişmeyi hızla bünyesine almıştır. Eski Türklerde din öğeleri baskı unsuru olmadığı için gelenekler ön plana çıkmıştır. Oba sisteminde gelin güzelce giydirilir ve kırmızı bir tül ile başı kapatıldıktan sonra damat tarafından at üstünde alınırdı. Gelinin başı düğün bitip evine gelene kadar açılmazdı. Türkler yerleşik hayata geçip Müslümanlığı seçtikten sonra bu gelin – kız alma adetini Araplar da benimsemiştir. Daha sonra İpek Yolu ile Avrupalı tüccarlar bu geleneği kendi ülkelerine taşımışlardır.



Osmanlı’da ise gelenek gereği genç kızların simli, pullu, süslü şeyler giymeleri ayıp sayılırdı ve bir genç kız ancak evlendikle süslü kıyafetler giyebildiğinden gösterişli gelinlikler büyük önem taşırdı. Gelinliki diğer kıyafetlerden ayıran en önemli özellik gelinlikin yanı sıra gelinliki tamamlayan gelin başı, duvağı ve aksesuarlarıydı.



Saray, gelinlikte hanedanlık rengi olarak kırmızıyı tercih ederken, halk gelinlikte kırmızının yanı sıra mor pembe mavi gibi canlı renkleri de tercih ediyordu.



Osmanlıda düğünün kaç gün süreceği ailenin statüsüne göre değişirdi ve düğünün her gününde başka bir gelinlik giyilirdi.


Yazan: Çağteks | Tarih: 10/21/2011
Kategori: Gelinlik | Etiketler: gelinlikbeyaz gelinlikefsane gelinlik

Çağteks En Son Kampanya Gelinlikler

Çağteks Son Eklenenler

  2012 Gelinlik Modelleri

  2012 Gelin Buketleri

  2012 Gelin Ayakkabıları

  Hayalinizdeki gelinliği gerçeğe dönüştürün

  Romantizm, Nostalji, Zarafet ve Cazibe "Vualet"ler

  Düğün Hazırlıkları

  Nikah İşlemleri

  Çağteks Gelinlikten Güzel Bir Anı

  Gelinin Acil Durum Çantası

  Gelin Ayakkabılarınızı Seçmeden Önce Mutlaka Okuyunuz

  Evlilik Kutsaldır

  En Güzel Gelin Siz Olmalısınız

  Düğün Günü Yanınızdan Ayıramayacağınız Liste

  Gelinlik Sözcüğünün İngilizce Karşılığı

  Amerikan Düğünü

  Evlilik Yüzüğü Neden Sol Ele Takılır?

  Gelinlik Seçiminden Sonra Duvak Seçimi

  Gelinlik Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  Gelinlik ve Beyaz Efsanesi

  Güle Güle Bekarlık