Gelinlik Sözcüğünün İngilizce Karşılığı
Gelinlik sözcüğünün İngilizce karşılığı "bridal" , Orta Çağ'da yapılan evlilik partilerinden gelmektedir. İngilizcede “al” kelimesi, “party” kelimesinin karşılığıdır. Party kelimesinin Türkçe karşılığı "parti" dir. "Bride" kelimesi de İngilizcedir ve Türkçe anlamı "gelin" dir. Popüler moda terimlerinden olan bridal, "bride-al" dan gelmektedir.
Dünya genelinde beyaz gelinlik hikayesi kısaca şöyledir: Eski Mısır'da gelinler üzerlerine pileli beyaz renkte keten kumaş giyerlermiş. Antik Yunan'da ise beyaz renk kutlamayı temsil eder, gelinler mutluluklarının simgesi olarak düğünde beyaz kumaştan yapılmış kıyafetler giyerlermiş. Antik Roma'da evlilik ve doğum tanrısına ithafen gelinler beyaz kaftan giyerlerdi. Antik Roma'da genç kızların giydikleri gelinlik rengi sarıydı. O dönemlerde; evli kadınlar bekar kızlardan ayrılmak için yüzlerine peçe takarlardı. Gelinler, giydikleri sarı renkli gelinlikle birlikte ilk kez sarı renkte bir gelinlik peçesi takarlardı. Ortaçağda ise gelinlik rengi çok fazla önemli değildi önemli olan gelinlik kumaşının kaliteli ve gösterişli olmasıydı, bu gelinlik renginden çok daha fazla önem taşımaktaydı.
Beyaz Gelinlik ise 16. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Düğünde beyaz giyinen ilk gelin, 1499 yılında XII. Lois ile evlenen İngiltereli Anne'dir. Günümüz gelinlik modelleri ise, 1854 yılında Kraliçe Victoria'nın evlenirken giydiği, tamamen beyaz saten kumaştan oluşmuş, 5.5 metre kuyruğu olan gösterişli gelinlikden esinlenmişlerdir. Modern batı geleneği ile ortaya çıkan beyaz gelinlik modası ilk olarak Queen Victoria’nın düğününde ortaya çıkmıştır. Kraliçe Victoria beyaz bir gece elbisesi ile bu geleneğin bilinen lideri olmuştur. Bu dönemde, kraliyet ailesi gelinleri gümüş renginde gelinlik giyerlerdi. Kraliçe Viktoria farklı olarak beyaz bir gelinlik giymiştir. Bu düğünden sonra beyaz gelinlik saflığın ve sadeliğin simgesi olmuştur. Böylece; beyaz gelinlik, gelin adayları tarafından daha fazla benimsenmiş ve daha fazla tercih edilir hale gelmiştir.
Çin ve Hindistan’da, gelinlik olarak kırmızı renkli uzun giysiler kullanılmıştır. Son dönemlerde ise Hindistan’da “sari” denen kırmızı renkte bir düğün kıyafeti gelinlik ve Çin’deki şans getiren kırmızı renkli evlilik kıyafeti gelinlik yerini bilinen beyaz gelinliğe bırakmaktadır.
Beyaz gelinliklerin ilk adresi saraylar olmuşlardır. Beyaz gelinlik, zamanla birçok kadın tarafından farklı bir tarz, farklı bir duruş olarak algılamıştır. Böylece; beyaz gelinlik, 1800'lü yılların ortalarından itibaren, İngiltere Saraylarından Osmanlı Saraylarına kadar tüm dünyada yayılmıştır. O zamanlarda, zenginlik ve bolluğu ifade eden, beyaz gelinlikler, zamanla tüm dünyada kabul ve beğeni görmeye başladı
16. ve 17. yüzyıllarda gelinler, evlilik törenlerinde gelinlik olarak daha çok en iyi kıyafetlerini kullanmışlardır. Gelinle, düğünlerinde giydikleri kıyafetler gelinlik için, göz alıcı ve çeşitli renklerde ve dokularda kumaş kullanmışlardır. Yeşil haricinde hemen her renk olan bu kıyafetleri gelinlik leri günlük yaşamlarında da kullanmaya devam ediyorlardır. Sadece soyluların düğünleri için özel kıyafet gelinlik yaptırma lüksü vardı. 19. yüzyıla kadar soylu ailelerden gelen gelinler gümüş ve kırmızı renklerin hakim olduğu lüks kumaşlardan yapılmış gelinlikler gelinlik gelinlik gelinlik giyerlerdi.
Gelinlik tarihi boyunca, çeşitli kültürlerde gelinlik her zaman dikkat çekici, farklı olarak tasarlanmıştır. Beyaz gelinlik, birçokları için iyi ahlak ve doğruluk ifadesinin işareti olması ile birlikte hala derin ve kabul görmüş bir gelenek halinde yaşamaktadır gelinlik. Dünyanın dört köşesinde milyarlarca genç kız, henüz evlenebileceği bir eş ile karşılaşmadan, kendisini hayalindeki muhteşem bir beyaz gelinlik içinde düşlemekte hayal etmektedir gelinlik, gelinlik.
Gelinlik ile birlikte evliliğin simgesi olan yüzük takma geleneği ise eski Mısırlıların inançlarına dayanır. Milattan 2800 yıl önce Mısır'da yaşayanlar daire ve halka şeklindeki cisimlerin, başlangıç ve bitiş noktalarının olmaması nedeni ile sonsuzluğu gelinlik de sonsuz birlikteliği temsil ettiklerine inanırlardı. Düğünde takılan yüzük evliliğin gelinlik ile sonsuza dek süreceğini simgeliyordu. Bu gelinlik inanç gelenek halini aldı ve Romalılar vasıtası ile tüm dünyaya yayıldı yapılan arkeolojik kazılarda o dönemlere ait düğünlerde takılan çok ilginç evlilik yüzüklerine gelinlik lere rastlanılmıştır.
Evlilik yüzüğünün sol ele ve sondan bir önceki parmağa takılmasının sebebi ise modern tıbbın gelişmesinden önceki devirlere ait bir şu anda ise kabul görmeyen insan anatomisi bilgisidir. O dönemde dolaşım sistemimizdeki ana damarın sol elimizde bu parmaktan başlayıp kalbimize gittiği sanılıyordu. Sol yüzük parmağına takılan yüzükler evli çiftin kalben bağlılığını simgeliyordu. Her ne kadar artık modern tıp sayesinde damarların nereden gelip nereye gittiği biliniyorsa da, yüzüğün takılacağı parmak herkes tarafından bir gelenek olarak benimsenmiş hem gelinlik hem de damat sol ellerine takmışlardır.